ANA SAYFA     HAKKIMIZDA     MÜZE     ŞEHİTLERİMİZ     DOKÜMAN ARŞİVİ     FOTOĞRAF ARŞİVİ     GEZİ     YAZARLARIMIZ     İLETİŞİM  
 
  Müze  
  1. Dünya savaşı  
  İtilaf Dev. Savaş Planları  
  Ordular  
  Savaşa Girmemiz  
  Komutanlar  
  Çanakkale Savaşı  
  Deniz Savaşları  
  Hava Savaşları  
  Kara Savaşları  
  Cephede Koşullar  
  Gaz Kullanıldı mı?  
  Savaşın Sonuçları  
  Savaşın Etkileri  
  Çanakkale ve Yahudiler  
  Şehitlerimiz  
  Gazilerimiz  
  57. Alay Tarihi  
  Asker Mektupları  
  Anzaklar  
  Arşivlerde Çanakkale  
  Çanakkale Gençlik ve Sporcular  
  Asker İmamlar  

Sitede Ara


 

Komutanlar

« Geri   

    Ali Fuad CEBESOY     Cemal Paşa
    Cevat Paşa (Çobanlı)     Enver Paşa
    Esat Paşa     Limon Von SANDERS
    Musa Kazım KARABEKİR     Mustafa Fevzi Çakmak
    Mustafa Kemal ATATÜRK
Limon Von SANDERS
    Liman Von Sanders, Otto (1855-1929)

• Liman Von Sanders, Otto (1855-1929)




Mustafa Kemal kimsenin görmediğini görmüş ve Conkbayırı ile Sarı Bayır'ın Gelibolu Yarımadası'nın savunması için yaşamsal önemi olduğunu anlamıştı. Gelibolu'nun savunmasını hazırlayan Liman Von Sanders Paşa bile bu noktayı gözden kaçırmıştı.  25 Nisan 1915 günü Mareşal Sanders, ilk top sesleriyle Gelibolu'daki karargahını bırakıp uzaklara gittiği için birlikleriyle düzgün bir haberleşme de yapamamıştı. Kendisi gibi karargahı Gelibolu'da olan 3.Kolordu Komutanı Esat Paşanın öğleden evvel cephaneye gitme önerisini kabul etmesi ve onu yollaması sevap hanesine yazılırdı ama, kendisinin gittiği Bolayır tepelerinde ertesi günün sabahına kadar kalmasının haklı bir sebebi de bulunamazdı. Savaşın ilk günü için Sanders'in harp tarihindeki hanesine hiç de iyi şeyler yazılmayacaktı; hiç ortada yoktu ki...

Mustafa Kemal, daha sonra anılarında "Diyebilirim ki, benim için en kritik durum 26 Nisan günü idi" diye yazacaktı. Ve gerçekten de haklıydı. Ordu Komutanı Sanders kararında geç kalmış, değerli saatler kaybedilmişti. Eğer takviyeler bu sabah yetişebilseydi, hele hele Saros'daki iki tümen gelebilseydi, düşmanı denize dökmek hiç de zor olmayacaktı.  Artık cephelerde bir durgunluk ve sessizlik başlamıştı. Arıburnu'nda 19 Mayıs'tan beri zaten genellikle bir hareketsizlik vardı. Artık "Hareket Savaşı" sona ermiş, "Siper Savaşı" başlamıştı. 21-22 Haziran 1915'de yapılan ve "Birinci Kerevizdere Savaşı" adını alan bu çarpışma sonundaki kayıplar insanı korkutacak kadar fazlaydı. Savunmada olduğu halde Türklerin daha çok kayıp vermiş olmasını Mareşal Sanders, Başkomutanlığa gönderdiği 22 Haziran tarihli raporunda şöyle açıklıyordu:
 
"Düşman öteden beri ve özellikle son zamanlarda yaptığı taarruzlarda, anlatılamayacak derecede çok cephane ve az insan harcıyor. Merak nedeniyle, düşmanın bir dakikada obüs ve gemi toplarıyla 150 mermi attığı sayılmıştır.

Bizse, pek çok insan ve az cephane feda ediyoruz."

5 Ağustos 1915'te Çanakkale cephesinde Alman Mareşali Sanders'in komutasındaki Beşinci Türk Ordusu'nun durumu şöyleydi:
Saros Grubu: Üç tümen ve bir süvari tugayı. Komutanı Albay Feyzi.
Asya Grubu: Üç tümen. Komutanı Mehmet Ali Paşa.
Kuzey (Arıburnu) Grubu: Dört tümen. Komutanı Esat Paşa.
Güney (Seddülbahir) Grubu: Komutanı Vehip Paşa.
Cephede, Batıda 14.Kolordu (iki tümen). Komutanı Alman Generali Trommer.
Doğuda 5.Kolordu (iki tümen). Komutanı Albay Fevzi (Çakmak).
İhtiyatta 2.Kolordu (iki tümen). Komutanı Faik Paşa.
Toplam 16 tümen.

Mareşal Sanders, düşmanın birinci öncelikle Saros Körfezinden çıkacağını hesap etmekteydi. Hamilton, Gelibolu Yarımadası'nı bu daracık yerden ele geçirirse, tüm kuvvetlerinin geri ile bağlantısını keser ve onları kuşatarak imha edebilirdi. Yani, bu boğazı sıkan düşman onu cansız yere serebilirdi.  Şöyle veya böyle, Mareşal Sanders'in kafasında 25 Nisan'daki ilk çıkarmada olduğu gibi Saros, yine birinci önceliği taşıyordu ve üç tümenlik bir süvari tugaylı Albay Fevzi'nin kuvvetlerini bunun için bu bölgede bulunduruyordu.  Mareşal Sanders, Conkbayırı-Kocaçimen'deki Yarbay Cemil ve Anafartalar'daki Yarbay Wilmer kuvvetlerini Albay Feyzi'nin emrine verdiğini ve onun komutasında "Anafartalar Grup Komutanlığı" kurulduğunu söylemişti.
 
8 Ağustos öğleden sonra saat 14:00'de tümen komutanlarıyla Çamlıktekke'de buluşan Albay Feyzi, tümenlerin kolbaşlarıyla Anafarta köylerine ulaşmak üzere olduklarını öğreniyordu. Durumu öğrenen Mareşal Sanders, Albay Fevzi'ye öyleyse o gece taarruz edilmesini emretti. 7.Tümen Komutanı Albay Halil olsun, 12.Tümen Komutanı Yarbay Selahattin Adil olsun, birliklerin dinlenmesi, hazırlıkların yapılması için ertesi sabahın beklenmesinin yararlı olacağı düşüncesindeydiler. Albay Fevzi'de aynı kanıdaydı. Ama Mareşal Sanders, aksi düşüncedeydi. Düşman çıkarması devam ediyordu ve çıkanlar yerleşmek için zaman buluyorlardı, hemen taarruz edilmeliydi. Albay Feyzi'nin kararını değiştirmediğini ve taarruzu ertesi sabaha bıraktığını öğrenen Mareşal Sanders, öfkeye kapılmıştı. Albay Fevzi'yi derhal (8 Ağustos akşamı) görevden aldı. Az sonra da saat 21:45'de Ordu Komutanı Mareşal Sanders'in Albay Mustafa Kemal'i Albay Fevzi'den boşalan "Anafartalar Grup Komutanlığı'na atadığına dair telefon emri Esat Paşaya ulaşır:

Kuzey Grup Komutanlığına

Anafartalar Grubunda emir ve komutayı almak üzere 19.Tümen Komutanı Mustafa Kemal'e hemen şimdi, Çamlıktekke'ye hareketi için emir buyurunuz.  Kendisi, 7.ve12.Tümenler tarafından yapılması emredilmiş olan taarruzu yarın şafakla başlatacaktır. 19.Tümen komutanlığına vekalet için birinin atanması rica olunur. Taarruzun ne suretle yapılacağını Mustafa Kemal, Anafartalar Grubu Kurmay Başkanı Hayri'den öğrenecektir.

9 Ağustos günü Türklerindi...
Mustafa Kemal kuzeydeki iki tümeniyle General Stopford komutasındaki İngiliz kuvvetlerinin taarruzlarını kırıp onları Anafartalar ovasına atmış, güneydeki üç tümeniyle Anzak taarruzlarını göğüslemiş, Kocaçimen ve Conkbayırı kesimini kaptırmamıştı. Mustafa Kemal bugün ölümden bir şans eseri kurtulmuştu. Bir topçu mermi parçası sağ göğsüne isabet eder. Cep saati parçalanır ve Mustafa Kemal'e bir şey olmaz. Mustafa Kemal hayatını kurtaran parçalanmış saatini o akşam Ordu Komutanı Mareşal Liman Von Sanders'e hediye eder. Sanders' de kendisine, Conkbayırı zaferi karşılığı olarak kendi ailesinin arması işlenmiş altın saatini verir. Mustafa Kemal'in saati, daha sonraları Sanders'in Münih'teki evinin hırsızlar tarafından soyulması sonucu kaybolacaktı. Sanders'in hediye saati ise şimdi Anıtkabir'deki Atatürk müzesinde bulunmaktadır.

Bu Yazı 19911 kere okunmuştur.



Sayfalar  1 2 34 5
 

Resmi Büyütmek için tıklayın...

Resmi Büyütmek için tıklayın...

Resmi Büyütmek için tıklayın...

Resmi Büyütmek için tıklayın...

Liman Von Sanders Yavuz Zırhlısı Personeliyle

 
 

Sitede yayınlanan her türlü yazı, haber, resim, şiir, müzik ve videonun izinsiz kullanılması, yayınlanması yasaktır.

 

Tasarım & Programlama ÜÇBOYUT